19 Aralık 2011 Pazartesi

Vasilis Kapsis`in fotoğraflarıyla Türkiye - Turkey Pictures by Vasilis Kapsis

Son günlerde fotoğraflarla müziği birleştirip klip yapmaya bayıldım. Fakat beni epey yordu, yinede devam edicem. Kütüphane tarafından gerçekleştirilecek faaliyet için hazırladım bu video`yu, Amaliada da yaşayan yabancı bayanların Christmas- Yılbaşı öncesi ülkelerinde nasıl kutlama yapdıklarını paylaşmak için bir faaliyet olucakdı. Ne gibi tatlılar yapılır, ne tarz eğlenilir gibi. Benim bu konuda bir katkım olmayacağı için bende Türkiye ile ilgili fotograflardan yola çıkarak bu videoyu hazırladım. Tabi fotoğrafların çoğu Bill`e  ait  az da olsa banada ait olan var, müzik olarak da Kapadokyada çok beğenerek aldığımız Cd den Gülümcemi ekledim. Şu sıralar  ders çalışırken sürekli bunu dinliyor. Ayrıca benden Nazım Hikmetin ufak bir dörtlüğünü Türkçe okumamı ve ardından Yunancasını söylememi istediler. Nazım Hikmet, Yunanistanda sevilen bir şair. Şiir okumaya gönüllü olmadığımdan Nazım Hikmetin "En Güzel Deniz" şiirini Zülfü Livanelinin bestesi ile müziklendirip bir taşla iki kuş vurmuş oldum. Ayrıca bu şiirin Yunanca besteside var çeviri yapmama gerek kalmadı.( Bir sonraki post olucak)
Fakat ne oldu?   Faaliyet ertelendi.Bende beklemeyip bloguma eklemek istedim. Yeni bir tarih belirlene kadar belki  aklıma yeni şeyler gelir.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Filtreli Kahve İçmenin Türk Yolu - Drinking Filter Coffee with the way of Turkish

Fitreli kahve içmeyi seviyorsanız ve evde makinanız yoksa dert değil; aromalı kahvelere bayılıyorum makinem de yok, almayıda hiç düşünmüyorum. Evde kullanmadığım porselen çay demliğimle kolayca kahve yapıyorum nasıl mı? yorumsuz resimlerde.

If you like to drink filter coffee  doesn't matter to have a coffee machine at home . I love the aromatic coffee and I do not have machine at home anyway I am not thinking  to buy . I have so easy way to make my coffee with  my teapot porcelain . I have attached the pictures  to the below  without comments.





9 Aralık 2011 Cuma

Cuma`lari Seviyorum

Cuma günlerini hep sevmişimdir, okul yıllarında bayrak töreni yapılırdı Cumaları, istiklal marşından sonra "yaşasın özgürlük derdik, üniversite yıllarında hafta sonlarını çok sevmemişimdir evden uzak olduğum için, evci çıkanlar yaşarken evci çıkamayanlar biz  günümüzü ya sinemada öldürür yada sevimsiz kantinlerde. Çalışırken Cuma" lar tekrardan sevdiğim günler arasında 1 numaraya yükseldi. Şimdi çalışmıyorum günlerin ve hafta sonların sadece adı var, fakat Cumaları halk danslarına gidiyorum, 45 dakika dans ediyoruz, , 12 adalar ve kasapiko  oyunları tabi daha çömezler grubundayım . Bugün anladım dans etmeyi çok seviyorum, bana pozitif enerji veriyor. Eve gelinceye kadar yürümüyor bir -ki -üç ( aslında yunanca içimden ena-dio-tra diye) sayarak dans yürüyüşü yapıyorum. Bir insan bu kadar mı geç bulur sevdiği şeyin ne olduğunu. Bugünlere kısmetiş...

You Spin Me Round

4 Aralık 2011 Pazar

Zeytin Yağı Hikayesi

Zeytin yağının  nasıl elde edildiğini  fotoğraflarımla paylaşiyorum.3 saatlik bir işlem sonrası zeytin yağımız hazır hale geldi. Çamaşır hanede çamaşırlarını yıkamak ve kurutmak gibi bir şey. Şimdi adım adım ilerliyoruz.

İlk aşama zeytinler yapraklarından ayıklanır.

Zeytinleri yıkama aşaması; Bu kısmı seyretmesi zevkliydi fakat makinalardan çıkan ses korkunç.

 Kazanda Sıkma Aşaması; Yaklaşık 40-50 dakika sürüyor.Bizimki sağdan ilk kazan aynı anda 8 kazan çalışıyor.


Yavaş yavaş son aşamaya geliyoruz. Sıkma aşamasından sonra posası dışarıya atılıyor ve yağ inceltiliyor.

Bu devasa makina yağı inceltiyor, ayrıca çok gürültü çıkarıyor.
Ve Son aşama yağımız hazır havuza geliyor dikkat yağ sıcak !!!


Βu yılki yağımız hazır, geride başka bahçenin zeytinlerinin toplanması var. Bir sonraki postum " Zeytin nasıl toplanır?" olsun


28 Kasım 2011 Pazartesi

Zante

Zante (Zakintos) İyonya denizindeki  7 adalardan, 3.büyük ada. Ulaşım deniz yolundan Mora yarımadasındaki Kilini limanından sağlanıyor. Uçak ise diğer bir alternatif. Adalarda kışın  yaşamanın bence en zor olan yanı, kısıtlı ve sınırlayıcı zamanlara yayılan deniz seferlerinin olması. Zante adası Amaliadaya oldukça yakın, yaklaşık 40 dakikalık bir otobüs (her durağa uğrayarak bir zaman süresi) yolculuğundan sonra Kiliniden 1 saatlik feribot yolculuğu ile en kısa tatil yeri bence.1 günlük tatil Zakintosun merkezini gezmemize, üstüne 2 müzeye gitmemize, bol bol yemek yememize yettide arttı bile. Her gittiğim yeri daha önce gittiğim yerlere benzetmeye bayılırım. Sanırım benim gözlerim Yunan tipik evlerini ve tavernalarını görmeğe doyduğundan çok farklı gelmedi Zakintos. Merkezi biraz Middilli, biraz Çeşme ve Kapadokyayı andıran aşınmış kayalığı ben oaraya Kapadokya mahallesi ismini uygun buldum . Adanin iç kısımlarını gezemedik, bu yaza Caretta- Caretta kaplumbağlarını, mükemmel turkuaz renkli damlataş mağaralarını, Naflio kumsalını görmeyi planlıyoruz. Merkezde bu bölgeleri gezdiren turlar var. Biz kış günü bol bol sahilde yürüdük, yemek yedik ve kafamızı dağıtdık.

Gemiden Zante manzarası






































Sokaklar bomboşdu, Yunanistanda cumartesi öğlen 2 den sonra tüm mağazalar (bakkallar, fırınlar dahil)  kapalıdır.Bir uyarı,  hafta sonu gunibilirlik Yunanistan turu yapmak isteyenler için mağazaların tamamı kapalıdır.Kafeler ve tavernalar tüm gün açık.

Adada iki müze gezdik. Biri Dionisis Solomos ve Bizans Eserleri Müzesi. Solomos Zakintoslu ünlü şair ve aynı zamanda yunan milli marşının bestecisidir. Müzede naaşıda bulunmakda. Ada 1953 yılında büyük bir depremle yıkılmış olup Bizans Eserleri Müzesinde bol bol yıkılan kiliselerin ikonaları yer almaktadır. Müze gezmeyi seven biri olarak memnun kaldım  fakat çokda ilgimi çekicek bir şey bulamadım.
Adanın 1953 yılında tamamen yerle bir olmasından ötürü o çok sevdiğim neo-klasik evleri seyredemedim. Binaların çoğu yeni.
Ada Osmanlı zamanında dahi Venedik krallığının yönetiminde kalmış ve o yıllarda  adada İtalyan dili ve eğitimi ağır basmış. Solomos müzesinde gördüğüm bir tabloda 19 yüzyıla Zakintos da maskeli balo tablosu gözüme çarpdı. Adanın zenginleri aristokrat bir yaşam sürmüşler.

Adanın müziği farklı, daha çok gitar ile seranat tarzı.Aslında video çekimi yapdığımı düşünüyordum sadece fotoğraf çekmişim. Bu tavernanın İliada ki tavernadan farkı serenat müziği ve serbest dans. Ben biraz utandığımdan Bill in dans teklifini geri çevirdim.


















Bu kafetaryaya bayıldım, adı Kokinos Vrahos-Kırmızı Kayalık-  kış sezonu olmasına   rağmen herşeyi tazeydi. Yaz aylarında 10 tur attıkdan sonra yer bulunuyormuş, kriz öncesi ise önceden rezervasyon.Çikolatalı pastası, cheesecake`i ve ,çayı (her ne kadar sallamada olsa) harikaydı. Çayı bal ile ilk defa içdim.
Malum ekonomi vasat burda, adanın turist sayısında azalma oldu mu diye sorduk, değişen bir şey olmamış sayıda fakat elektrik,vergilerdeki artış doğal olarak cebe giren kazançda düşüş getirmiş.Yoğun olarak turist İngiltereden geliyor. İngiliz turistlerin çılgın parti ve yaşam anlayışına maruz kalan bir oluyor yazın.
Gelelim biraz hesaba Kiliniden feribotla geçiş bir kişi 8 Euro, araba ile 36-40 Euro arası. Otel ise kahvaltı dahil 65 Euro.Tabiki yazın farklı fiyat

22 Kasım 2011 Salı

İştahımız Açıldı


  Bu hafta ne yaptıysak lezzetli oldu, bazen çok uğraşsamda olmuyor.Fırında Tatli Su Levregi   (Yunanca Πέρκα, Perka) ve 2 yıldır bir türlü yapamadığım börek.

Baliğı, zeytin yağladık ve patates, domates ile çeşitlendirdik. Öncesinde balıkçıda kılçıkları temizlenmis olması benim gibi kılçık sevmeyenler için avantajlı.
Balık pişirimi Bill den

                                                                                         













Gelelim böreğe, taze yufka bulamadığım için bunca zamandır bir ağız tadıyla börek pişirememişdim. Dün cesaret edip dondurulmuş yufkalardan aldım, içine patates,ıspanak ve kaşar peynirini karıştırıp koydum. Son anda ne şekli vereceğime karar veremeyip yuvarladım. İçindeki malzeler fazla gelmiş olucak ki çatladı. Bana açık pideyi hatırlattı.


10 Kasım 2011 Perşembe

Isınma Turları

 Kiremit kursuna topu topu 2 hafta oldu başlayalı, bazen elimizde de -tıpkı çocukların oyun hamurlarıyla oynadığı gibi- çalışıyoruz. Benim resim yeteneğim çok iyi olmadığından, önceden çıktı alıyorum ki, şekil benzesin. Bu deniz yıldızının porselenini, Edremitte görmüştüm. Bende aynısını yapmaya karar verdim, ortası mumluk olucak. İlerleyen zamanlarda boyayacağımç Çıktıdaki gibi orjinal renklerine sadık kalmayı planlıyorum.
 Pastanın ne alakası var değil mi? Pastayı Bill in doğum günü için yapdım. Farkettim ki normalde bir oraya bir buraya kremayı atan ben tıpkı kremid dersinde ki gibi ellerimi kullanmaya başladım. Ellerim esnemeye başladı yuppppiiiiiiii

Gizli rakam "4"

8 Kasım 2011 Salı

Bayram ve Çocuklar

Kurban Bayramımız Kutlu Olsun. Ben Bu bayram Amaliada da olduğum için hiç bir şey anlamadım, geçen Ramazan bayramından kalma  yayınlamadığım yiğenlerimin fotoğrafları
Dedenin şapkası çıkmalı

Okuma aşkı: Beraber kitap okurken

Yemelik

Daha da yemeli


Abla Kardeş

Nasıl yapsamda burdan insem

Bırak beni abla nineye gidicem

Ama neden?

Aslinda büyüdüm hala seviyorum oyuncakları



Dikkat ısran çocuk İmdattttttt


Top ve Nehir


Hep Alper mi "ham" yapıcak biraz da Bill yapsın.




Kızlarr

Sanırım uyuyacağım

3 Kasım 2011 Perşembe

Çamlak Çömlek Patladı

Yeni bir kursa başladım, yunancası "kremidi" ya da egeon plastiki"  türkçesi çömlek yapımı. İlk gün kültablası, kalemlik ve mumluk yapdım. Çok zevkli, ellerim çamur içinde kaldı hatta pantalonum bile. Daha güzel parçalar yapdıkça tabiki fırınlama ve boyama işleminden sonra fotograflarını sergileyeceğim.

Geçen vitrinde gördüm; annem buna benzer bir sey yapmışdı. Acaba bana aynısını yapabilir mi diye ekliyorum:)
  
Nilüfer yada Anne bana bunu yapın lütfennnnnn


Benimde hedefimde bu kayık tabaklardan yapmak var.

24 Ekim 2011 Pazartesi

Vanda Deprem

Arka arkaya gelen üzücü haberlerle geçiriyoruz haftayı. Birilerinin bir düğmeye basıp depremi tetikleme teknolojisimi mi var ? Tamda Türkiyenin doğusunda sınır dışı hareket' varken, gündem şehit askerlerden hızla depreme kaydı doğal olarak. Doğu Anadolunun  kaderi mi bu?
Allahdan rahmet diliyorum depremde hayatlarını kaybedenlere ve hala operasyonlarda şehit olan askerlere yaralılara da  acil şifalar.

15 Ekim 2011 Cumartesi

Şükür Kavuşturana

Dile kolay 6 haftadır Türkiye'de idim, hava muhafeleti sebebiyle  daha da gelemiyecekdim . Ayvalık'dan Midilli'ye feribot kalkmadı bende  ertesi güne kaldım, Midilli'den Pire'ye  kadar gemi yolculuğum sarsıntılı geçdi. Midem sağlammış zira çok sayıda  yolcu, ellerinde poşetle seyahat ettiler. İçim dışıma çıkdı, gemilerde çalışanlara Allah kolaylık versin. Tatil fotoğraflarını bir sonraki posta bırakıyorum, şöyle daha da soğuk günlerde yayınlayıp moral ve sıcaklık aşılayacağım kendime.
Efendim,  yaz aylarından fırsat bilerek salonumda  6 aydır tülsüz perdesiz oturuyordum. Bir türlü içime sinmeyen tüllerimi 6 ay önce değiştirme kararı aldım ve anında da pencerelerimden al aşağı ettim. Edremit'de perde diktirmem biraz uzun ve maceralı oldu,  şansım sayesinde istediğim model ve renkde perdeleri diktirmeyi başardım. Kataloğda seçtiğim renk  yerine, kataloğda bile olmayan  bambaşka bir renkde dikim yapmışlar. Hemde isteğim renk üstelik. Kataloğlara bakarken dikkat etmek gerekiyor. Çünkü ellerinde tuta tuta renklerin feri kalmiyor.
Tüller açık

Tüller kapalı, ben çocuk gibi aç kapa derken bozucam



Eski tülleride tekrar diktirdim yemek odasına postaladım

Yeni ciclerimi kırılmadan getirebildim

Örtülerimin renkleri  tesadüf  uydu. Yolumuz Buldan'dan geçerken aldım.