6 Kasım 2013 Çarşamba

Kedi Dünyası

From Cymera








 Benim dünyalar tatlısı iki kedim.

D
uman ve Rafaelo.
Büyük olan Duman fotojeniktir  ve poz verir.
Rafaelo henüz 1 buçuk aydır bizimle, eve geldi geleli Duman' nın hal ve hareketleri değişti.

Evde artık cool ve kameralara dahi poz vermiyor.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Yüzme Stillerini Öğrenmek İstiyorum

Şu yaşıma geldim kafamı  denizin içine daldırmaya hele hele atlama-sıçrama yapmaya hala korkuyorum. Kendimce yüzüyorum stilsiz malesef.
Bu yıl folkloru, yunancayı bir kenara bırakıp yüzme dersi alacağım.
Ben diyeyim 10 siz diyin 15 senelik bir macera Amaliada`daki bitmeyen olimpik havuzun öyküsü. Bu arada havuz yunancada kanalizasyon çukuru. Ben böyle havuz dedikçe suratıma anlamsız bakışlar topluyorum burda.
Sonunda havuz bu pazar açıldı ve açılışta çok umutlandım bende bu küçük çocuklar gibi kurbağalama, kelebek stilde yüzebilir miyim diye.
Biraz tuhaf olucak tabi; açık havuz, su sıcak olduktan sonra dokunmaz umarım.
Havuz bildiğiniz  normal fakat onu Avrupa` da ayrıcalıklı kılan tek özelliği var bu konuda örnek alınacak cinsten. Yeşil enerji yani kendi elektriğini kendi üretiyor suyunu ısıtıyor. Toplamda havuzun harcadağı %75 lik enerjiyi, güneş panalleri sağlıyor. Bu aynı zamanda daha az masraf demek. Ülke bu kadar krizde ve birer birer havuzlar kapatılırken burda tam tersine açılıyor ve örnek olması hedefleniyor.
Evime bu kadar yakın mesafede olması (yürüyerek 10 dk.) yüzme hevesimi daha da arttırıyor.










16 Eylül 2013 Pazartesi

Reklam Amaçlı Yarışmalar

Bugün bir arkadaşımın başına gelen bir olayı anlatmak istiyorum. 2 gün önce bana facebook'tan mesaj attı ve fotoğrafımı beğenir misin, demişti. Daha henüz bu yaz çıkan romanının reklamını yapmak isteyen bir yazar facebook üzerinden açmış olduğu sayfada kitabıyla en iyi çekilen fotoğrafları yarıştırıyor ve- hiç bilmediğim- ödül veriyormuş.Arkadaşım kitapçı, yarışmanın son iki günü tüm arkadaşlarını seferber edip 300 küsür " like "alıyor. Fotoğraf ise çocuğunun kitabı okuyuş pozu.
Bugün yarışma sonucu açıklanacaktı ve açık fark arkadaş önde.
Yazar hanımdan bir mesaj " yaptığınız hiç hoşuma gitmedi son 24 saatte nasıl olduysa aniden oylarınız arttı ve yabancı sitelerden "like"' lar mevcut sizi diskalifiye ediyorum birinci şudur diye".
Kazanan fotoğraf photoshop efekli su altında kitabı tavsiye eden bir foto, gayet hoş ve amatör bir fotoğraf değil.
Vesselam arkadaşımın onca uğraşı heba oldu, kadının reklamını yaptı, yetmedi hakarete uğradı illegal bir şeyler yapıp diskalifiye olmak gibi, çocuğunun resmini kullanarak çocuğunu kullanmış oldu.
Yabancı site olarak beğenenlerden- ki tuhaf- facebook dışında hangi site izin veriyorsa" like" yapmaya yabancı  kişiler olarak ben ve italyan arkadaşları var.
Sanırım yazar hanım beğenmedi kişisel olarak fotoğrafı insiyatifini kullanarak beğendiği resmi birinci yaptı.
Bizde tepki gösterdik. Cevap şu; bu bir yarışma bana saygınız yok, sayfamı kirlettiniz yorumlarınızla.
Ben böyle reklam, promosyon amaçlı yarışmalara hayatta girmem, canlı şahidi oldum insanların piyon gibi kullanılmasına.

15 Eylül 2013 Pazar

Yaz bitti

Eylül ayıyla beraber tatlı sıcak günlere geçiş yaptık buralarda.Elim hiç varmadı yazmaya, nedeni yok.
Bu hafta son kez denize gireceğim, eşimi iş için Atina'ya yollayacağım sonra burdayım.

4 Haziran 2013 Salı

OccupyGezi

Öncelikle halkımla gurur duyuyorum. Özellikle de genç nesilden. Biliyorum başka bir nesil yetiştirme hayali vardı büyüklerimizin.Ama en güzel cevabı aldılar.
Şimdi bir karmaşa var olaylar devam ediyor.Umarım amacından sapmadan tahriklere gelmeden amacına ulaşır.İnşallah bu saatten sonra insanlar siyaset hayatına daha aktif katılır.Yurt dışında olduğum için benim oyum güme gidiyordu.Bir oy bir oydur peşinde olacağım.
Yayınları izledikçe çöktüm,halka uygulanan orantısız gücü gördükçe kahroldum.Umarım duyarlı,sağduyulu birileri çıkar.Şu polisi çeker halkın ensesinden.
Dayan gezi,dayan Türkiye

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Dekupaj ile eski eşyaları değerlendirme çalışmam

Oldukça eski fakat bir o kadar da dizaynını beğendiğim konsolumu, dekupaj tekniği ile değerlendirdim. Bu benim ilk çalışmam, yalnız yapmadım tabii ki, ders aldım.İlerleyen günlerde çok eski bir sandığı boyamayı düşünüyorum.Zor olan zımparalamak galiba

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Bisikletli Bir Yaşam

Yaşadığım şehir son 3 yılda hızla değişti, bisiklet yolları yapıldı, bisiklet satışları arttı. Bisiklet egzersiz yapmanın sadece bir biçimi olarak değil  benim günlük hayatımın da bir parçası oldu. Ben hayatım boyunca mahalle sokaklarında bisiklete binmiş bir çocuktum Istanbul` da  fakat artan hızlı araba satışı, üst üste trafik nedeniyle öylece çocukluğumda kalmıştı.
Yunanistan`da devam eden kriz ile birlikte inanılmaz bir değişim var. Ekmek almaya bile arabayla giden Yunanlılar artık bisiklete biniyor. Bu sadece küçük şehir için geçerli değil Atina` da da bir değişim söz konusu.
Yenilenebilen enerji alternatifleri arasında Avrupada bisiklete binmek bir hayli moda. Asıl konu bisiklet yolları yapıp teşvik etmek değil. Bunun bilincini yaymak, şehirlerde değerli yeni alanlar yaratmak ve bisiklet yollarını şehirlerin kalbine bağlamak. Örnegin İspanya, gelen turistlere şehirlerini bisiklet ile gezebilmeyi vaat ediyor. Ucuz olmayan bir sistem belli noktalara kiralık bisikletler yerleştirilmiş gezmek istediğiniz yere ulaşınca bisikleti otomatik makinaya iade ediyorsunuz aynı zamanda otobüse binerek indiğiniz  farklı bir mekanda tekrardan bisiklet kiralayabiliyorsunuz. Yeni değerler yaratılıyor ve size tekrar pazarlanıyor.
Artık şöyle bir laf dolaşıyor. " Zenginler bisiklet alır fakirler otomobil".


Bisiklet klub,  toplu gezinti  yapıyor haftanın belli bir gününde

Kaldırım ve bisiklet yolu bir

Özel bisiklet yolu park içi


Yine kaldırım muhtemel bisiklet yolu buraya kayar. Ama biz yoldan gitmeye devam ediyoruz.

Bisikletim beni market önünde bekliyor. Şimdi arkamda sepetimde var.


Sahide bisiklet yolu mevcut.

Buraya bir dikkat lütfen, Yunanistan` a gelmiş olanların dikkatini çekmiştir. Trafik kazasında ölen yakınlarını, anmak ve ruhlarına mum yakmak için yapılan maketler. Muhtemel kaza bu civarda olmuştur. Böyle maketlerin yakınından geçerken daha bir sağa sola bakıyorum.

Nisan ayında hazırlıklar yapılıyıyor.


29 Nisan 2013 Pazartesi

Mim Hevesimi Alıyorum


Çok sağol "Keçe Sepeti" Dilara güzel sorunların sayesinde ben de mim hevesimi alıyorum. Nasıl başlamıştır nerden türemiştir hiç fikrim yok.

Önce bende şu fotografı paylaşayım madem adetmiş.

1) Tam da su an nerede olmak isterdin?
Tam şuan Kouruta` da bir şezlongda kahvemi içmek isterdim
2) Kediler mi kopekler mi? Hangisi senin arkadasin?
Köpekleride severim fakat tabiki de kediler; huzur kaynağım bir kedim var.
3) En dayanamadigin insan tipi hangisi?
Empati kuramayan, karamsar, felaket tellahι insanlara dayanamıyorum. 
4) Guzellik mi bilgelik mi?
Biraz güzellik biraz bilgelik her ikisininden de,  orta yol olsun.
5) Hic kutuphaneden kitap alip iade etmedigin ya da kitapcidan kitap caldigin oldu mu?
Oldu maalasef Amerika`dayken kütüphaneden aldım kasıtlı vermedim, kitapları okumadım bile arada rüyalarıma giriyor CIA ajanları kitapları arıyor. 
6) Politikaci olmak ister miydin?
Hayır, fakat sivil toplum kuruluşunda çalışmayı, çevre ve toplum  yararına mikro ölçeklide olsa grup çalışmalarına katılmayı seviyorum. Politika içinde çok fazla tartışma,kavga, stres, laf cambazlığı barındırıyor.

7) Insanlari ikna ederek tatli dille egitecegini dusunur musun yoksa bazilarina kizilcik sopasi ille de lazim mi?
İnsanına göre değişir bence sabit fikirli, başkalarını düşünmeyen birine tatlı dil yetmez. Kurallar ve bunlara uyulmadığında ceza sisteminin iyi işliyor olması gerek. Şu da bir gerçek ki yaklaşım çok önemli bazı insanlar tepkilidir. Sen yapma dedin diye yapar. Bazen tatlı dil bazen de niyet kötüyse cezalandırma ile eğitilir insanlar. Yollara tuvaletlerini yapan, yerlere tükeren, trafikte hiç bir kurala uymayan birine tatlı dil işlemez.
8) Hangi yasini tekrar yasamak isterdin?
19` cu yaşım  o bir yılı tamamen değiştirmek isterdim. Fakat hayatımın akış yönü değişirdi. bulunduğum yerde olamazdım en iyisi olduğum  yaşı doya doya yaşayayım ben.
9) Sayamayacagin kadar paran olsa ne yapardin?
Hemen bir otel alırdım bu otel sadece akrabalarıma ve arkadaşlarımla beraber tatil yapmak için açılacak bir otel olurdu. Ayrıca çevrede tatil yapamayan çocuklarıda bu otele alır onlar için yaz kampı yapardım.
10) Asla yemem dedigin birsey var mi?
Var yumurta asla yemem. Yanımda yenmesine bile tahamül edemem sofradan kalkarım.
11) Ne olacak bu Turkiye'nin hali?
Soruyu duyunca endişeleniyorum sorusu bile insanı kedere sürüklüyor. Yapboz tahtası Türkiye. Sonuçta bir yolunu buluyor ve yanlıştan dönüyor.

Şimdi bu yazıyı okuyan her blog sahibi- sorularıma cevap vermek isterse- kendinizi mimlenmiş kabul etsin.
Bende kendi sorularımı sorayım  sizlere
1- Aşk mı kariyer mi ?
2-  Ölmeden görmeliyim diye düşündüğün  yerler nereler?
3- İlk aşkını hala hatırlıyor musun ve acaba ne yapıyor diye aklından geçiyor mu?
4- Bir gün buralardan gitmeliyim diye düşünüyor musun?
5- Bu hayatta en çok kimi seviyorsun yada neyi?
6- Hiç aklından bir gün ölürsem ama nasıl diye geçiyor mu?
7- Yaptığın iş aldığın eğitim üzerine mi?
8- Biri sana para hiybe etse ve epey fazla, fakat şartı kendi işini kurmak, batırmayacaksında ne iş yapardın?
9- Dağ havası mı deniz havası mı?
10- Küçük yer (ilçe, kasab,köy) insanı mısın, büyük şehir insanı mı?

11 Nisan 2013 Perşembe

Evde Kompost Yapmak Istiyorum

Evet bugün itibariyle mutfakta günlük sebze ve meyve atıklarını biriktirmeye başladım. Zaten kağıt, plastik, konserve kutularını geri dönüşüm çöpüne  atıyordum.
İnternetten ufak çaplı bir araştırma yaptım. Basit kullanışlı bir yöntem gördüm. Çöp kovasının alt kısmını  matkap ile deleceğim 10. cm aralıklarla ve kovayıda yarı beline kadar toprağa gömeceğim.
Fakat  aydınlanmamış kısımlar var kafamda. Mesela şuan talaş bulamam.Tavsiye edilen  sebzelerden sonra kahverenkliler ile devam edip katman yapmak. Dediğim gibi talaş bulmam zor onun yerine kağıt kırpmayı düşünüyorum.
Bir kova  ne kadar zamanda gübreye dönüşür onu hiç bir yerde bulamadım.
Atık biriktirme kovamı bahçenin en güneşli yerine yerleştireceğim ve çöpleri içine attıktan sonra biraz da ıslatacağım. Sonrasında ise arada karıştırmak gerekliymiş.Sonrasında gelsin solucanlar...
İhtiyacıma göre kovalarımı çoğaltabilirim.
Aslında geçen yıllarda bahçeye sebze atıklarını direk gömmüştük fakat gübre olmuş halini göremedik.
Elektrikli mutfak kompostları da var, fiyat olarak hem pahalı hemde elektrik harcanması yönüyle ekonomik değil.
Kompost tankları da mevcut daha ekonomik ve ayrıca kokuyu dışarıya salmıyor. Ben en basit ve ucuz yöntemle başlayacağım.
Amacım daha az çöp çıkarmak evden.
Bu yazının devamı pratiğini hayata geçirdiğimde gelecek.

28 Mart 2013 Perşembe

Bahar geldi hoş geldi.

Bahar geldi hoş geldi. Duman'nın ısrarlı miyavlamalarına dayanamayıp beraber bahçeye indik. Sinekler, kelebekler ve diz boyu otlarla onun için bir cennet burası. Benim için ise, offf diye iç çektiğim bir hayli iş külfeti. Malum eski yöntemlerle ot temizliyoruz. Çapa....Her sene şu bahçeyi çim yapalım diye niyetlenip sıcaklar da bastırıca cesaret edemiyoruz.

..

27 Mart 2013 Çarşamba

Füme Riga Balığı

Ne zamandır salata yemeği özlemiştim. Balıklısı çok lezzetli oldu. Yanına da biraz turşu ve soğan ile 5 dakikada hazırladım. Eşim çok beğendi.

9 Mart 2013 Cumartesi

ΚΕΡΝΑΜΑ ΕΛΛΑΔΑ (Kername Ellada)

Türkçesi "Yunanistan`a İkram Ediyoruz." Bir gastronomi fuarının adı Kername Ellada, daha önce ilk kez Girit`in Hanya şehrinde düzenlenmiş ikinci yılında da Ilia (Elis) bölgesinin Amaliada şehrinde düzenlendi. Stantlardaki markalar bugün Yuanistan parekende marketlerinde yer alamayan yerel ürünler, amaçları halka kendilerini tanıtmak, bölgesel kalkınmaya katkıda bulunmak.

Fuar Amaliada belediyesinin kapalı basketbol sahasında gerçekleşti. Bölgenin Ticaret ve Sanayi Odasının katkılarıyla , yerel katılımcılara ücretsiz sunuldu.
Gelelim ürünlere ben fotoğraf çekerkende, tadarkende çok eğlendim. fazla karıştırmamaya dikkat ettim.
Peynircilerden başlayalım;
Yunanistan diyince akla gelen  tabiki "Φετα` feta. Koyun peyniri.


Turşucular- Ki bizim ailenin damadı.Normalde turşu yemem fakat zeytin turşusu çok lezzetli.


Ζυμαρικα- Zimarika - Hamur işleri
Ama sanmayın ki pasta, börek. Makarna,tarhana,kuskus ve benim de şimdiye kadar pişirmediğim, tatmadıklarım.
Resimdeki "Andriçina" köyünün ürünleri, bu köye daha önce gittik, geleneksel bir dağ köyü, bir türlü bloguma koyamadım fotoğraflarını.



 Bu stand Makedonya bölgesine aitti.
 Taliolini - Kalamar mürekkebli çorba için.

 Fuarda mutfak bölümüde var. Stand sahiplerinden alınan ürünler bir güzel pişiriliyor ve ikram ediliyor.
Kuskus pilavı pişiriyor ahşımız.


İçki stantları
Şarap,uzo,çipura,likör
Öncelikle "Barbarigu" stantını tanıdığıma sevindim, Amaliada` da olmasına ve  hergün önünden geçmeme rağmen böyle bir yeri bilmiyordum. Kendi isimlerini verdikleri  uzove likörleri ve kahveleri var. İçkiyle  aram fazla yoktur  fakat çikolatanın yanında liköre hayır demem. Güllü likörü ve Tentura`larını denedim.
Not: Tentura likörü tarçın ve karanfilden yapılır.




 Bu stant Girit`ten. Bal-uzo-ve ballı rakı getirmiş. Ballı rakı gerçekten güzel. İçki uzmanı değilim içemem ama beğendim.  Girit kendi ekonomisini kurmuş, bir ada. Balı ve içkisiyle ihracatçı.
 Çipurο (τσιπούρο) nedir? Anasonlu ve kurum üzüm sumasından yapılan sert tadlı bir içkidir. Sek içilir.. Selanik ve Girit başlıca üretim yeri   Fiyatlardan hiç bahsetmedim. Çipurο , uzo, likör yerel olduğu için büyük şişeleri 10-15 Euro` arasindadır.


Gastunili şarap üreticisi. Bu markayı biliyorum, bence Mora yarımadasının en iyi şarabı.  Resimdeki bey aynı zamanda Stavropulu Çiftliğinin  sahibi. Hobi olarak başlamış bu işe, kendi şarabını yapmak istemiş beğenilincede mesleği olmuş.
El Sanatları

Ve Sabunlar