24 Şubat 2011 Perşembe

Kokulu Persembe

Biraz da Yunanistanin yerel kulturuyle ilgili bilgi vereyim degil mi? Bugun burda kutlama var. Adi `Τσικνοπέμτη` `ciknopemti` yani kokulu persembe. Bugun mangallar yakilacak, et yenicek efendim, hafta ici olmasi da fark etmiyor bugun yenilecek illaki, sebze yemek isteyene aci haber bugun; buzdolabimda pisirdigim ispanagin yuzune bakan yok.
Gunun kokulu olmasinin adi yakilan mangallardan geliyor, ilk duydugumda saka sanmisdim ama dogruymus.
Bilmislik yapip aciklama getirmek istiyorum, sanirim Cemrelerin dusmesiyle ilgili bir kutlama olabilir bu, ne de olsa yavas yavas bahar geliyor.
Cok yakinda da Temiz Cuma var henuz bir bilgim yok nedir ne degildir, gunu gelsin onuda bildiricem.

11 Şubat 2011 Cuma

Ankara`da / στην Αγκυρα
















Mezun oldugum tarihden bu yana Ankara`ya gitmemisdim (3 yil once gittigim dugun haric, onu saymiyorum) ne diplomami aldim ne de ogrenciyken gezdigim yerleri gordum o tarihden bu yana. Benim icin tam bir `de javu` oldu eski arkaslarimi gordum, okuluma gittim, tipki eski gunlerdeki gibi kantinde oturup Hilal ile adacayimizi icdik- tabi etrafda eski arkadaslar yokdu- ama eskilerden bir sinif arkadasimizi ders calisirken gorduk- okulumuz ayni eskisi gibi kokuyordu, insan beyni kokulari dahi kodluyor. Okul resmen kitap, kalem ve fotokopi karisimi aromaya sahipdi. Diplomami aldim, eski Cebeci yurdunu gordum, eski oturdugum evimin sokagindan gecdim. Aman allahim sanki bir onceki hayatimin yasantilari gibi boluk porcuk. Beynim hangi kosesine attiysam bu bilgileri yavas yavas aklima geldi hersey, aa evet burayi hatirliyorum aa evet burda o resturant vardi diye 1 bucuk gun kaldim Ankarada. Aslinda hic bir sey degismemis Ankarada sadece hersey o kadar uzakki...
Eski arkadasim Ozlem ve Yusufu gordum, sevgiler sizlere cok guzel vakit gecirdim onlarla.
Hilal de kaldim eskilerden konusduk, yeni seylerden de tabikide, surekli eskilerlede olmuyor. Canim arkadasim sanada sevgiler. Beni misafir ettigin icinde tesekkurler sevgili arkadasim.
Ve hatira fotograflarim Ankardan...

5 Şubat 2011 Cumartesi

ISTANBUL / στήν ΠΟΛΗ Gezdim, Gordum, Geldim, Serisi









































8 Ocak sabaha karsi 5` de, ilik bir havada evimden cikdim Bill ile beni otobus duragina goturdu.Tam uykumu alamamisdim. Bill`i Amaliada` da birakip; birazda buruk, yolculuguma basladim. Ilk defa yalniz ucakla Turkiye`ye geliyordum. 4 saat suren otobus yolculugumdan sonra Venizelos Havalimanina ulasdim. Ucagim oglen saat 1:45`deydi. Ben ise saat 10:30` da hava alaninda hazirdim. 1 saat suren rahat ucak yolculugundan sonra ve karsimda ISTANBUL..
Her zamanki gibi yogun, parcali bulutlu, hareketli sehrim. Ertesi gun canim arkadasim Basak ile, Taksim`de bulusdum, tuhh ki onunla fotograf cekinmeyi unuttum, sevgiler sana Basak.Taksim her zaman ki gibi yogundu pazar gunu olmasina rahmen.
Ertesi gun Misir Carsisi, Sultanahmet ve SultanAhmet koftesici, Eminonu ve Mahmutpasa, gezdim yengemle. Alisveris, cesitlilik ve kocaman topuklu botlarimla yenik dusdum butun gune. Eski Istanbul ozlemimi giderdim bir guzel.
Ertesi gun, 3 cu son gunumdu, Istanbul`da gitmem gereken Mozaik Muzesine gittim. Gitmem gerek diyorum cunku bu gorevi bana Bill verdi. Her bir mozaigin fotografini cekdim, yarari olur diye dusundugum, muzeye ait tanitici kitabida aldikdan sonra Saraylar bolgesine veda ettim.
Ve uc gunum cabucak bitti daha cok gorulecek yer ve bulusmak istedigim arkadaslarim vardi, butun isteklerimi bir sonraki gelisime demek zorunda kaldim. Ve Ankara yolcusu oldum.